İlahiTube
Ayaz Köle — Abdullah Özdoğan kapak görseli

Ayaz Köle

Abdullah Özdoğan

2:39 İlahi Tube'da 0 dinlenme YouTube'da 821 görüntüleme

YouTube'da aç

Sözleri

Bir zamanlar Ayaz adlı bir köle varmış. Takdir bu ya, köle bir gün Sultan Mahmud’un kölesi olmuş. Sultan, köleyi taşıdığı asil karakteri sebebiyle çok sevmiş. Derken Sultan’ın öylesine itimadını kazanmış ki, bütün sultanlığın haznedarı tayin edilmiş ve en kıymetli ve en zarif mücevherler, taşlar ona emanet edilir olmuş. Bu gelişmeyi gören saraylılar ise durumdan pek rahatsız olmuşlar. Hasetleri ve kibirleri yüzünden, sözüm ona basit bir köleye böyle bir mevki verilmesini ve kendi rütbelerine çıkarılmasını bir türlü hazmedememişler. Bu duygular içinde, özellikle Sultan yakınlardaysa ondan gün geçtikçe daha çok şikayet etmeye başlamışlar ve asil ruhlu kölenin itibarını zedelemek için ellerinden geleni yapmışlar. Bir gün Sultan’ın huzurunda bir saraylının diğerine şöyle dediği duyulmuş: – “Köle Ayaz’ın sık sık hazineye gittiğini biliyor musun? Onun mücevherlerimizi çaldığından adım gibi eminim.” Sultan kulaklarına inanamamış. – “İşin aslını kendi gözlerimle görmeliyim” demiş. Duvara küçük bir delik yaptırıp, içeride olanları seyretmeye hazırlanmış. Kölenin sessizce içeri girdiğini, kapıyı kapattığını ve sandığa gittiğini görmüş. Orada sakladığı küçük bir bohçaymış bu. Bohçayı öpmüş alnına koymuş ve sonra da açmış. İçinden çıkan köleyken giydiği yırtık pırtık bir elbise! Aynanın karşısına geçmiş. Kendi kendine, “Daha önceleri bu elbiseyi giydiğin zamanlar kim olduğunu hatırlıyor musun?” diye sormuş. – “Bir hiçtin sen… Hepsi hepsi satılacak bir köleydin ve Allah, Sultan’ın eliyle sana rahmetinden belki de hiç hak etmediğin nimetler lütfetti. Asla nereden geldiğini unutma! Çünkü mal mülk insanın hafızasını uçurur, unutuluşlara sürükler. Şimdi sen de, nimetçe senden aşağı olanlara kibirle bakma ve daima hatırla, hatırla Ayaz, hatırla!” Sandığı kapatmış, kilitlemiş ve sessizce kapıya doğru yürümüş. Hazine dairesinden çıkarken birden Sultan’la yüz yüze gelmiş. Sultan gözlerini Ayaz’ın yüzüne dikmiş dururken, yanaklarından aşağı yaşlar süzülüyormuş ve boğazı öyle düğümlenmiş ki, konuşmakta güçlük çekmiş. – “Bugüne kadar mücevherlerimin hazinedarıydın, ama şimdi… Kalbimin hazinedarısın. Bana benim de önünde bir hiç olduğum kendi Sultanımın huzurunda nasıl davranmam gerektiği dersini verdin.”

Abdullah Özdoğan — diğer ilahileri

  1. Çiftçi Abdullah Özdoğan YouTube'da 832 görüntüleme Süre 2:26
  2. Eşek Abdullah Özdoğan YouTube'da 996 görüntüleme Süre 1:55
  3. Karpuz Abdullah Özdoğan YouTube'da 802 görüntüleme Süre 2:44
  4. Yüz Dolar Abdullah Özdoğan YouTube'da 515 görüntüleme Süre 1:32
  5. Kardeşler Abdullah Özdoğan YouTube'da 551 görüntüleme Süre 1:32
  6. Para Abdullah Özdoğan YouTube'da 1,3 B görüntüleme Süre 1:44
  7. Tokat Abdullah Özdoğan YouTube'da 1,4 B görüntüleme Süre 1:47
  8. Tıkandı Baba Abdullah Özdoğan YouTube'da 6,3 B görüntüleme Süre 5:13

Benzer ilahiler

  1. Ey Sevgili Fadıl Aydın YouTube'da 84 Mn görüntüleme Süre 3:45
  2. Kâbe'de Hacılar Hû Der Allah YouTube'da 141 Mn görüntüleme Süre 3:00
  3. Seher Vakti Çıktık Yola YouTube'da 656 B görüntüleme Süre 3:39
  4. Esmaül Hüsna Mustafa Özcan Güneşdoğdu YouTube'da 59 Mn görüntüleme Süre 10:07
  5. Hazır mısın Söyle Dostum Erdem Çömez YouTube'da 5,1 B görüntüleme Süre 4:14
  6. İki Gözümün Çiçeği Fadıl Aydın YouTube'da 41 Mn görüntüleme Süre 4:26
  7. Gül Sultan Mustafa Cihat YouTube'da 183 görüntüleme Süre 5:02
  8. Koy Bizide Cennetine Abdurrahman Önül YouTube'da 45 Mn görüntüleme Süre 5:58